SİZİN İÇİN NEYİN ÖNEMLİ OLDUĞUNA KARAR VERİN VE GERİSİNİ
BOŞVERİN…
Hayatımın bir bölümünde ne kadar keskin olursam o kadar
güçlü olurum, güçlü görünürüm yanılgısına fena halde kapılmıştım.
Hayatımın bir bölümü dediysem, öyle ufak tefek minnacık
şirin birkaç aydan bahsetmiyorum. Bildiğin koskoca yıllar… Dahası bunun çok iyi
bir şey olduğuna dair çevremden övgüler alıp duruyordum. Eş, dost dediğimiz bir grup insan beni çocuklarına örnek
gösteriyordu. Bende her geçen gün daha sert, daha çekilmez bir insana
dönüşüyordum. O zamanlar, şuan hayatımı şekillendiren zamanlar… Düşündüğüm zaman, biri çıkıp beni bir kenara
çekip, bu kadar keskin olmak zorunda değilsin, güçsüz olmak kötü değil, hem ne
var net kararların olmasa, sert olmasan, duygularını gösteriyormuş gibi
yaparken bile güçlü davranmasan… İnsanlar görse içindeki gerçekleri. Karşındakine
duygularını ne kadar belli edersen o kadar çok canın yanacağı öğretildi bize,
eğer içini açarsan kullanılıp atılırsın dediler . Peki güçlü halini de kullanan
olmadı mı, oldu ! Doğru insanları hayatının içine almak kolay iş değil. Güçsüz yada
güçlü ol fark etmez… Ki benim en çok hata yaptığım zamanlar en keskin olduğum
zamanlar olmuştur hep, nedenini ise zaman ilerledikçe daha çok anlıyorum. Çünkü
ben düşüncelere o kadar çok kapıldım ki kalbimi hiç dinlemedim. O ne istiyor
diye dönüp ona tek bir dakika ayırmadım. Planlar , programlar yaparken hep
mutsuz olduğumu ve bu durumu değiştirmek için aklımın rehberliğine ihtiyacım
olduğunu tekrarlayıp durdum. Dönüp arkama
baktığımda elimde pek fazla bir şey kalmamıştı. Pek yaşlı sayılmam hatta bazı
insanlara göre çok bile gencim ama kalbimi o kadar bırakmış ve aklımın beni
mükemmel şekilde kullanmasına öyle bir izin vermişim ki onun bana yaşattığı
anlık sevinçleri bile kalbimin onayladığını mutlu olanın o olduğunu sanmışım. Hâlbuki
o çok yorulmuş bu hengamenin içinde… Oturup onu dinlemeye başladığım andan beri
içimi bir hüzün kaplıyor, ne kadar çok yanlış yapmışım, yanlış yerlerde, yanlış
kişilerle zaman geçirmişim diye ama bu hüznüm ve bu vakit kaybım kalbimi
gerçekten duymaya başladığım anda benim en doğru rehberim olacak. Bana öğrettikleri
paha biçilemez… “Yaşadığın her an, yaptığın her yanlış, boşa geçirdiğini
düşündüğün her saniye senin öğretmenin,
kıymetini bil, onu kullan “ … Ya bu
hataları yapmamış olsaydın; Bomboş geçmiş bir gençlik olurdu ellerinde. Sen çok
fazla düşüncelere dalarak hata yaptın, senin gibi başka biride kalbini
dinlediği için hata yaptığını başka bir yerde oturmuş düşünüyor. Ama bana
sorarsanız siz yine ’de kalbinizi dinleyip hata yapın ve pişman olmayın. En
azından ölüme 5 kala , kalbiniz bangır bangır bağırdığında, çaresiz boyun büküp
yaşamadıklarına üzülmektense , için rahat mutlu kapatırsın gözlerini…
Duygularımı yansıttığımı sandığım her an şuan tekrar
düşündüğümde sahte geliyor bana. Ve şimdi
anlıyorum çevremdeki sahte insanların varlığının sebebini… Kalbimi dosdoğru açıp içimden geleni dilime, vücuduma
yansıtma vakti…