18 Şubat 2016 Perşembe

Yaşadığın her an, yaptığın her yanlış, boşa geçirdiğini düşündüğün her saniye senin öğretmenin, kıymetini bil, onu kullan...

SİZİN İÇİN NEYİN ÖNEMLİ OLDUĞUNA KARAR VERİN VE GERİSİNİ BOŞVERİN…
Hayatımın bir bölümünde ne kadar keskin olursam o kadar güçlü olurum, güçlü görünürüm yanılgısına fena halde kapılmıştım.
Hayatımın bir bölümü dediysem, öyle ufak tefek minnacık şirin birkaç aydan bahsetmiyorum. Bildiğin koskoca yıllar… Dahası bunun çok iyi bir şey olduğuna dair çevremden övgüler alıp duruyordum. Eş, dost dediğimiz  bir grup insan beni çocuklarına örnek gösteriyordu. Bende her geçen gün daha sert, daha çekilmez bir insana dönüşüyordum. O zamanlar, şuan hayatımı şekillendiren zamanlar…  Düşündüğüm zaman, biri çıkıp beni bir kenara çekip, bu kadar keskin olmak zorunda değilsin, güçsüz olmak kötü değil, hem ne var net kararların olmasa, sert olmasan, duygularını gösteriyormuş gibi yaparken bile güçlü davranmasan… İnsanlar görse içindeki gerçekleri. Karşındakine duygularını ne kadar belli edersen o kadar çok canın yanacağı öğretildi bize, eğer içini açarsan kullanılıp atılırsın dediler . Peki güçlü halini de kullanan olmadı mı, oldu ! Doğru insanları hayatının içine almak kolay iş değil. Güçsüz yada güçlü ol fark etmez… Ki benim en çok hata yaptığım zamanlar en keskin olduğum zamanlar olmuştur hep, nedenini ise zaman ilerledikçe daha çok anlıyorum. Çünkü ben düşüncelere o kadar çok kapıldım ki kalbimi hiç dinlemedim. O ne istiyor diye dönüp ona tek bir dakika ayırmadım. Planlar , programlar yaparken hep mutsuz olduğumu ve bu durumu değiştirmek için aklımın rehberliğine ihtiyacım olduğunu tekrarlayıp durdum.  Dönüp arkama baktığımda elimde pek fazla bir şey kalmamıştı. Pek yaşlı sayılmam hatta bazı insanlara göre çok bile gencim ama kalbimi o kadar bırakmış ve aklımın beni mükemmel şekilde kullanmasına öyle bir izin vermişim ki onun bana yaşattığı anlık sevinçleri bile kalbimin onayladığını mutlu olanın o olduğunu sanmışım. Hâlbuki o çok yorulmuş bu hengamenin içinde…  Oturup onu dinlemeye başladığım andan beri içimi bir hüzün kaplıyor, ne kadar çok yanlış yapmışım, yanlış yerlerde, yanlış kişilerle zaman geçirmişim diye ama bu hüznüm ve bu vakit kaybım kalbimi gerçekten duymaya başladığım anda benim en doğru rehberim olacak. Bana öğrettikleri paha biçilemez… “Yaşadığın her an,  yaptığın her yanlış, boşa geçirdiğini düşündüğün  her saniye senin öğretmenin, kıymetini bil, onu kullan “ …  Ya bu hataları yapmamış olsaydın; Bomboş geçmiş bir gençlik olurdu ellerinde. Sen çok fazla düşüncelere dalarak hata yaptın, senin gibi başka biride kalbini dinlediği için hata yaptığını başka bir yerde oturmuş düşünüyor. Ama bana sorarsanız siz yine ’de kalbinizi dinleyip hata yapın ve pişman olmayın. En azından ölüme 5 kala , kalbiniz bangır bangır bağırdığında, çaresiz boyun büküp yaşamadıklarına üzülmektense , için rahat mutlu kapatırsın gözlerini…

Duygularımı yansıttığımı sandığım her an şuan tekrar düşündüğümde sahte geliyor bana.  Ve şimdi anlıyorum çevremdeki sahte insanların varlığının sebebini…  Kalbimi dosdoğru açıp içimden geleni dilime, vücuduma yansıtma vakti…