Sabahın erken saatlerinde güne başlamayı hep sevmişimdir.Çok uyuduğum zamanlarda olmuştur ama hiçbir zaman erken uyandığımda okuduğum yazılardan,kitaplardan aldığım keyfi geç uyandığımda alamadım ama bu sabah okuduğum kısa bir mektup beni nefret ile hayranlık duygusu içerisinde sürükledi...Mektubu yazan sevgi dolu adam eşini saldırıda kaybetmiş ve saldırganlara onlardan nefret etmediğini ve 17 aylık oğlununda onlardan nefret etmeyeceğini anlatan bir mektup yazmış...Ben olsam ne hissederdim dedim ve zaten hissettiğim şeyler gözlerimden yaş olup süzülüverdi...Ben olsam nefret eder miydim dedim.Ben olsam oğluma ne derdim dedim.Ben olsam ,ben olsam,ben olsam...
Ben olmak zor diye düşünürüm hep, neden diyecek olursanız benim hayatım bana göre çok zor sıradan ama bir o kadarda zor .Çoğu zaman bu sıradan hayatın bu kadar zor olmaya hakkı yok diye düşünüyorum.Bana ne veriyorda ,ne katıyorda bu kadar zor bu hayat diyorum ama bana o kadar çok şey katıyormuş ki anlatamam...Ben eşimi,ailemi veya bir yakınımı saldırıda kaybetmedim ama bende çok fazla kaybettim ve hep vesile olanlar insanlar oldu.Peki nefret ettim mi dedim.Hayır etmemişim belkide bu kısa mektubu okurken ağlamamın en büyük sebebi bu.Çok eski zamanlarda insanlardan nefret etmenin bir marifet olduğunu düşünürdüm,onları takip etmenin ,onların batmasını izlemenin ,sabırsızlıkla ne zaman bana yaptığının cezasını çekecek diye beklemenin...Sonra biraz büyüdükçe umursamamayı öğrendim ama bende batıyordum ,yanıp ,yıkılmalar yaşıyordum...Zaman geçtikçe hem boş vermeyi ,hemde nefret etmemeyi iyice öğrendim ama hala öğrenemediğim bir şey vardı ,bazı insanları çok sevmek...Gerçekten çok sevdiğim ve o anımda yanımda olmayan insanlara hala ağlamaya devam ediyorum.Herkes diyor ya ben ona değilde emeğime acıyorum diye.Ben ona da acımıyorum ,ben sevgime acıyorum çünkü sevmeye devam ediyorum...Bende o baba gibi sevmeye devam ettiğim insanlar olduğu için nefret edemiyorum...Halbuki ne çok isterdim bende nefret edeyim ,bende düşüp yarıyolda kalmalarını isteyeyim ama olmuyor,benide yoruyor o nefret ...Benim nefret edecek kadar çok gücüm kalmadı ama sevecek çok gücüm ve zamanım var.Sevgi beni iyileştiriyor,beni ben yapıyor sanki.Başarılı bir kadın yapıyor beni,Sizleride sevgi kurtaracak,sevin daha çok sevin,sizi aldatanıda sevin ,sizinle alay edenide sevin,terkedenide sevin...Bu salaklık değil tekrar tekrar aldanın demiyorum ama nefret etmeyin ,nefret hepimizi yok ediyor,insanlığı yok ediyor,hırsı azim sanıyoruz,kin duymayı marifet...
Esas olan sadece ve sadece barışa ,sevgiye odaklanmak...Katilinizide sevin,aldatanıda,aldatılanıda...Ben böyleyim deyin arkadaş,mutluyum ben böyle deyin...Hayatınızın ortasına koymayın bu insanları ama hergün onlardan nefret ettiğinizi de düşünmeyin...Bırakın onlar o nefretle kinle yaşasın ,siz kendinize başarı ve sevgiden bir kalkan yapın ve mutlu olun...